Sigorta Hukuku
Sigorta Hukuku Nedir?
Sigortacının belirli bir bedel (prim) karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin (rizikonun), meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmeler ile bu sözleşmelerden doğan hak ve sorumlulukları düzenleyen ve düzenleyen hukuk dalıdır.
Sigorta sözleşmesi ile sigortalı kişi, kendisinin veya mallarının başına gelebilecek olası tehlikeleri, önceden belirlenen primleri ödemek suretiyle teminat altına almaktadır. Sigorta sözleşmelerine ilişkin genel hükümler, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nda düzenlenmiştir. Buna ek olarak, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından onaylanan, her özel sigorta sözleşmesi için ayrı hazırlanmış, uyulması zorunlu olan genel şartlar da bulunmaktadır.
Sigorta Hukukundan Doğan Uyuşmazlıklar Nedir?
Sigorta hukuku çerçevesinde, aralarında sigorta sözleşmesi olsun veya olmasın, bir kişinin belli rizikoların oluşması neticesinde meydana gelen zararının karşılanması talebinden ortaya çıkan ihtilaflara sigorta hukukundan doğan uyuşmazlıklar denir. Bu tür ihtilafların meydana gelmesindeki ana kaynak sigorta şirketi ile kişinin arasında akdedilmiş olan sigorta sözleşmesidir. Sigorta sözleşmeleri 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda sigorta sözleşmeleri genel anlamda “zarar sigortaları” ve “can sigortaları” olacak şekilde iki ana grupta sınıflandırılmıştır.
Zarar sigortaları, sigortalının malvarlığını veya menfaatini korumayı amaçlamaktadır. Sigortacının tazmin yükümlülüğü, sigortalının uğradığı zararla sınırlıdır. Bu sigorta türüne zorunlu trafik sigortası, ihtiyari trafik sigortası, hekim mesleki sorumluluk sigortası, inşaat all risk sigortası, yangın sigortası, taşıma sigortası, tarım sigortası, hırsızlık sigortası, kasko, makine kırılması ve montaj sigortası, inşaat sigortası, cam kırılması sigortası, alacak sigortası örnekleri verilebilir. Can sigortaları ise, insan hayatına ilişkin risklere karşı koruma sağlamaktadır. Temel olarak sigortalının yaşamını, sağlığını ve çalışma gücünü korumayı hedeflemektedir. Can sigortalarına örnek olarak hayat sigortaları ve kaza sigortaları verilebilir.
Yukarıda değinilen tüm sigorta sözleşmeleri ile sigorta şirketi, belli rizikoların gerçekleşmesi sonucu meydana gelebilecek zararları belirli şartlarla peşinen tazmin etmeyi veya herhangi bir edimde bulunmayı yüklenmektedir. Sigorta şirketinin yüklendiği bu sorumluluk nedeniyle de sigortalı veya 3. Bir kişi sigorta şirketinden zararının karşılanması amacıyla talepte bulunduğunda, zarar talebi tam karşılanmaz veyahut haksız yere reddedilirse, talepte bulunan kişi ile sigorta şirketi arasında sigorta hukuku uyuşmazlığı cereyan etmiş olmaktadır.
SİGORTA HUKUKU UYUŞMAZLIKLARININ ÇÖZÜM YERİ?
Uluslararası ve ulusal hukukta taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların çözüm yeri mahkemelerdir. Sigorta hukukundan doğan uyuşmazlıklarda da ihtilafların başlıca çözüm yeri Türk Mahkemeleridir. Somut olayın özelliklerine ve taraflara göre görevli mahkeme değişmektedir. Genel olarak, sigortacı şirket ile sigortalı arasındaki ihtilaflarda Tüketici Mahkemeleri görevliyken; özellikle sorumluluk sigortalarında zarar görenin zarar verenin sigortacısına başvurduğu hallerde ise Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli mahkemedir. Yetkili mahkeme ise, yine somut olay ve taraflara göre değişkenlik göstermekle beraber genel olarak, davalı şirketin merkez şubesinin bulunduğu yer veya varsa kazanın vukuu bulduğu yer mahkemesidir.
Sigorta hukukundan doğan uyuşmazlıkların çözümü bakımından mahkemeler ilk akla gelen mercii olsa da ülkemizde mahkemelerin iş yoğunluğunun fazla olması ve buna bağlı olarak yargılamaların uzun sürmesi sebebiyle alternatif uyuşmazlık çözü yeri olarak 14.06.2007 tarih ve 26552 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi ile “Sigorta Tahkim Komisyonu” kurulmuştur. Böylece, yapılması zorunlu sigortalar hariç olmak üzere, komisyona üye olan sigorta şirketlerine karşı olan uyuşmazlıkların daha hızlı ve etkin bir şekilde çözümü adına sigortalı veya zarar gören kişilerin başvurabileceği alternatif bir mercii oluşturulmuştur.
SİGORTA HUKUKU KAPSAMINDA VERDİĞİMİZ HİZMETLER
M.E.T.A. Law Partnership ekibi olarak, sigorta hukuku alanında özellikle trafik kazalarından doğan maddi, manevi ve bedeni zararların tazmini olmak üzere diğer tüm sigorta hukuku ihtilaflarının etkin, efektif ve hızlı bir şekilde çözümü adına avukatlık ve danışmanlık hizmeti vermekteyiz.
Ekibimiz tarafından özellikle, trafik kazası sonucunda oluşan;
Maddi Hasar
Değer Kaybı
Araç Mahrumiyet Bedeli
Ticari Kazanç Kaybı
Pert Tazminatı
Sürekli İş Göremezlik Nedeniyle İş ve Kazanç Kaybı
Geçici İş Göremezlik Nedeniyle İş ve Kazanç Kaybı
Tedavi ve İyileştirme Giderleri
Gibi maddi-manevi zararların sigorta şirketinden talep edilmesi, bu zararların tazmini için Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılması, gerektiğinde dava açılması ve zararların tahsil edilmesi bakımından profesyonel hizmet verilmektedir.
Bunlara ek olarak, genel anlamda hem mal hem de can sigortalarından doğan tüm ihtilafların çözümü için gerekli yasal danışmanlık ve avukatlık hizmeti de verilmektedir.
Sigorta hukuku her zaman değişen, gelişen, kendini yenileyen bir hukuk dalı olmasının yanında teknik ve özel bilgi gerektiren bir hukuk dalıdır. Bununla beraber günlük hayatta birden çok tehlikenin (riziko) olması, her zaman, her yerde ve herkesin başına gelebilmesi sebebiyle sigorta şirketleriyle sigorta sözleşmesi yapılması çok muhtemel ve olağandır. Başınıza gelen riziko sebebiyle oluşan zararın eksiksiz bir şekilde tazmin edilebilmesi, zor bir durumdayken sigorta şirketinin haksız uygulamalarına maruz kalınmaması ve hak kayıplarına uğranılmaması adına bu tür uyuşmazlıkların çözümü için uzman avukatlık hizmeti ve hatta henüz uyuşmazlık doğmadan profesyonel yasal danışmanlık alınmasını önemle tavsiye ederiz.
Sıkça Sorulan Sorular
Sigorta sözleşmesi, sigorta şirketinin belirli bir prim karşılığında, bir riskin gerçekleşmesi durumunda sigortalıya maddi tazminat ödemeyi taahhüt ettiği yazılı bir anlaşmadır. Bu sözleşme ile sigorta şirketi, sigortalının belirli bir süre içinde karşılaşabileceği risklere karşı güvence sağlar.
Sigorta poliçesinde yer alan genel şartlar, sigorta şirketi ile sigortalı arasındaki sözleşmenin temel hükümlerini içerir. Bu şartlar, sigortanın kapsamını, riskleri, sigorta primini, tazminat ödemesiyle ilgili hususları ve tarafların yükümlülüklerini düzenler. Sigortalı, poliçede yazan genel şartları dikkatlice incelemelidir.
Bir hasar meydana geldiğinde sigortalı, durumu derhal sigorta şirketine bildirmelidir. Sigorta şirketi, hasar tespit çalışmaları yaparak tazminat miktarını belirler. Sigortalının hasarı bildirme süresi poliçede belirtilmiştir ve bu süreye uymak önemlidir; aksi halde tazminat hakkı kaybedilebilir.
Sigorta tazminatı talep etmek için hasarın türüne göre değişen belgeler sunulmalıdır. Genellikle, hasar beyanı, sigorta poliçesi, eksper raporu, zarar gören mal veya hasar fotoğrafları gibi belgeler talep edilir. Sağlık sigortalarında ise doktor raporları ve tedavi masraflarına ilişkin faturalar gereklidir.
Sigorta şirketi tazminat ödemesini reddettiğinde, sigortalı itirazda bulunabilir ve sorunu çözmek için uzlaşma yoluna başvurabilir. Eğer uzlaşma sağlanamazsa, sigortalı tüketici hakem heyetine veya sigorta tahkim komisyonuna başvurarak hakkını arayabilir. Son çare olarak mahkemeye dava açılabilir.